İSTANBUL 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE,

Dosya No : 2024/60 E.

Sunan : Adnan Oktar

Vekili : Av. Mert Zorlu

Konu : Sanık Ümit Kuruca’nın müvekkilin arkadaş grubunda kaldığı yıllarda müvekkili ve arkadaşlarını çok sevdiği, vatanına ve milletine hayırlı hizmetlerde bulunduğu ve hiçbir suç işlemediği hakkındaki dilekçemizdir.

Açıklamalar:

Müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşları, dünya çapındaki kültürel faaliyetlerini ve bu kültürel faaliyetlerin etkili olmasındaki en büyük sebeplerden biri olan menfaatsiz birlikteliklerini sona erdirmek için büyük bir komploya uğramışlardır. Bu komploda farklı kesimden ve mevkiden birçok kişi iş birliği yapmış, korkutulan, kışkırtılan, menfaatler sunulan insanlar kullanılmış, sadece sözlü soyut beyanlardan ibaret olmasına rağmen özellikle malum basın kuruluşları tarafından somut delilmiş gibi propagandası yapılan iddialar ortaya atılmış ve büyük bir algı operasyonu neticesinde hedeflenen mahkumiyet kararları elde edilmiştir. Türkiye’nin şu sıralar gündemini meşgul eden yargı süreçlerinde birçok kesimin eleştirilerine yol açan hukuksuzlukların tamamı, hatta daha fazlası Adnan Oktar Davası sürecinde yaşanmış, bu dava yargı tarihimizde kara bir leke olarak yerini almıştır.

Adnan Oktar Davası dosyasının soruşturma sürecinde dönüm noktası sayılabilecek ilk asılsız ifadelerden biri de sanık Ümit Kuruca’ya aittir. Uzun yıllar müvekkilin arkadaş grubunda yer aldıktan sonra gruptan ayrılan Ümit Kuruca, kendisinden bir süre sonra gruptan ayrılan Özkan Mamati, Uğur Şahin, Ceylan Özgül gibi kişilerle bir araya gelerek ortak hareket etmişlerdir. Bu kişilerin ortak özelliği arkadaş grubunun içindeki en etken, en aktif ve en çalışkan kişiler olmalarıdır. Kendi beyanlarında da anlattıkları üzere; Özkan Mamati (Deniz) kurduğu şirketler ve yaptığı ticaretle hayır faaliyetleri için milyonlarca dolar para vermiştir. Uğur Şahin arkadaş grubuna çok sayıda hanımın katılmasına, müvekkille tanıştıktan sonra hidayet bulmalarına vesile olmuştur. Ceylan Özgül arkadaş grubunun yurt dışı ve medya yüzü olarak son derece faydalı bağlantılar kurmuş, etkili kültürel çalışmalar yapmıştır. Ümit Kuruca neredeyse 24 saatini arkadaş grubunun rahatı, konforu için harcamıştır. Bu kişileri ortak hareketle müvekkil ve arkadaşları aleyhine beyan vermeye iten temel sebep ise, arkadaş grubuna yönelik operasyon yapılacağını önceden öğrenmiş olmaları ve bu operasyon neticesinde (grup içinde son derece aktif ve faal olduklarından) sözde örgüt yöneticisi olarak tutuklanmaktan korkmalarıdır. Zira arkadaş grubu içinde kalsalar ve karşı atak yapmasalar sözde örgüt içinde hayali konumlarla karşılaşacaklardı: Özkan Mamati (Deniz) mali işlerden sorumlu yönetici, Uğur Şahin kız getirme sorumlusu yönetici, Ceylan Özgül lobi faaliyetlerinden sorumlu yönetici, Ümit Kuruca grubun günlük işleyişinin düzeninden sorumlu yönetici yaftalarıyla 8656 yıl ceza alacaklardı. İşte bu sebeple kendilerine hukuki güvence sağlamanın yolunu müşteki sıfatı almakta bulmuşlar, bu sıfatı alabilmek için de akıl almaz iftiralar ve yalanlar öne sürmek zorunda kalmışlardır.

Ümit Kuruca müvekkilin arkadaş grubunda kaldığı dönemde bu gruptaki diğer insanlar gibi her zaman özgür iradesiyle hareket etmiştir. Grubun Kuran’a dayalı İslam yorumunu ve yaşam tarzını benimsemiş, müvekkil Adnan Oktar’a ve arkadaşlarına güvenmiş, onları sevmiş ve sürdürülen kültürel faaliyetlere de gücü, aklı, bilgisi ve yetenekleri ölçüsünde katılmıştır. Müvekkil Adnan Oktar’ın en yakınındaki kişilerden biri olmuştur. Müvekkilin arkadaş grubunda olduğu dönemde sağlıklı, mutlu ve rahat bir hayat sürmüştür. Kanunlara aykırı tek bir eylemi olmamıştır. Arkadaşlarına, milletine, devletine ve İslam’a faydalı işlerde bulunmuştur.

Aşağıda Ümit Kuruca’nın (sarı daire içine alınmış şahıs) müvekkilin arkadaş grubundaki hayatından kesitler sunan bazı fotoğraflara yer verilmiştir:

Ümit Kuruca kendi beyanlarında da sık sık vurguladığı gibi, tüm kültürel ve ilmi faaliyetlerde müvekkil Adnan Oktar’ın hemen yanı başında olan bir insandır. Hatta kendi deyimiyle; “Adnan Oktar’ın çok güvendiği birisidir”, “Adnan Oktar’ın sağ koludur”, “Grubun organizasyonlarını yönlendiren kişilerden biridir”, “Adnan Oktar’ın özel kalem müdürüdür”.

Ümit Kuruca müvekkilin arkadaş grubundayken ilgilendiği konularla ilgili olarak Adnan Oktar Davası dosyasında ve huzurdaki dosyada şu yönde ifadelerde bulunmuştur:

Ümit Kuruca’nın İstanbul C. Başsavcılığı’na kayıtlı 2016/103113 no’lu soruşturma dosyasındaki 13.11.2017 tarihli Emniyet ifadesi

Ümit Kuruca’nın İstanbul C. Başsavcılığı’na kayıtlı 2016/103113 no’lu soruşturma dosyasındaki 30.05.2018 tarihli Emniyet ifadesi:


Ümit Kuruca’nın dosyamız kapsamındaki 02.12.2022 tarihli emniyet ifadesi:

Etkin pişman sanık Ceyhun Gökdoğan da bu ifadelere paralel bir ifade vermiştir. Ceyhun Gökdoğan’ın İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kayıtlı 2019/313 E. sayılı dosyadaki 03.03.2020 tarihli mahkeme ifadesi şöyledir:

Ümit Kuruca ve onun paralelinde ifade veren diğer şahısların ifadeleri komploda tasvir edilen hayali suç örgütünün işleyişine uygun şekilde kurgulanmıştır. Dosyadaki silahlı nöbet, talimat, hiyerarşi, kaçış planı vb. anlatımların tümü hayalidir ve tarafımızca kabul edilmemektedir. Ancak bu ifadelerin doğru oldukları varsayılsa dahi, bunlardan hareketle müvekkil ve arkadaşlarının suç işlediklerini ileri sürülmesi hukuken geçersizdir. Günlük hayata dair birtakım davranış ve uygulamalardan hareketle bir grup insanın silahlı suç örgütü olarak faaliyet gösterdikleri söylenemez. Bu iddialara dayanarak insanların suçluymuş gibi lanse edilmeleri, ortada hiçbir somut delil olmadan hapis cezalarına çarptırılması ancak art niyetle, hukuksuzlukla veya ideolojik karşıtlıkla açıklanabilir.

Ümit Kuruca da bu gerçeklerin farkındadır. Ancak komployu kurgulayanların çok acımasız ve hukuksuz olduklarını gayet iyi bildiğinden komplonun ilk dönemlerindeki asılsız suçlamalarını yeniden gündeme taşımaktadır.

Nitekim huzurdaki dosyada eski eşi Ceylan Özgül ile birlikte sanık konumunda bulunmaları da komplocu odakların bir saldırısıdır. Bu saldırı, Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca’nın Adnan Oktar Davası İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte iken dosya savcısıyla görüşmeleri ve komplocuların tetikçisi gibi hareket eden Özkan Mamati’nin artık herkes için bir tehdit haline gelen kanunsuz tutum ve davranışlarından şikayetçi olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu şikayet komplocu kanadı kızdırdığından Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca da sözde örgütle karşılıklı menfaat ilişkisi içindeymiş gibi gösterilerek sanık durumuna düşürülmüştür.

Hakkındaki asılsız iddialara bakıldığında, komplocuların plan ve hedeflerine aykırı düşen eylemlerine karşılık olarak intikam amaçlı suçlandığı kolaylıkla görülebilen Ümit Kuruca hakkında, diğer tüm sanıklarla beraber, beraat kararı verileceğine dair inancımızı koruduğumuzu ifade eder, Sayın Mahkemenizin bilgisine saygılarımızla arz ederiz. 15.12.2025

Daha yeni Daha eski